İşe İade Davası

İşe iade, işverence haksız bir sebebe dayanarak veya herhangi bir sebebe dayanılmadan işten çıkarılan işçinin işe geri dönmek için kullanabileceği bir hukuki yoldur. İşe iade hususu, İş Kanunu Madde 21/1’de düzenlenmiştir.

İş Kanunu Madde 21/1 uyarınca; “İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır.”

İş Kanunu Madde 20/1 uyarınca ise; “İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır.”

İşe iade konusunda zorunlu arabuluculuk getirilmiştir. Yasal düzenlemeler doğrultusunda işçi, fesih tarihinden itibaren 1 (bir) ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. İşçi ve işverenin arabulucu huzurunda anlaşması durumunda uyuşmazlık mahkemenin önüne gitmeyecek ve süreç çabuk işleyecektir. Bu durumdan her iki taraf da yararlanacaktır. Tarafların arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaması halinde arabuluculuk son tutanağının düzenlenmesinden itibaren işçi iş mahkemesinde dava açabilir. Arabulucuya başvurulmaksızın doğrudan dava açılırsa, davanın usulden reddinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde arabulucuya başvurulması zorunludur.

Feshin gerekçesinde bir sebep belirtilmemişse, işveren feshin geçerli olduğunu ispatlamak zorundadır. Aynı şekilde bir sebep belirtilmiş olsa ile bu sebebin doğru olduğunun ispat yükü işverene düşmektedir. Ancak işçi, feshin sebebinin işverenin belirttiği sebepten farklı olduğunu iddia ediyorsa, bu durumda işçi iddia ettiği sebebi ispatlamak zorundadır.

İşveren işçiyi başvurusu üzerine bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Aynı zamanda işçinin kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işveren tarafından işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. İşveren işçiyi işe başlatsa da başlatmasa da işçinin çalışmadığı sürenin ilk dört ayına kadar doğmuş bulunan ücretini ödemek zorundadır. Eğer işçi dört aydan daha kısa süre işsiz kalmışsa, bu durumda işveren o süre kadar ücret ödemek zorundadır.

Son olarak, işe iade davaları, mahkeme tarafından ivedilikle sonuca bağlanmalıdır. İşe iade davasının sonuçları için istinaf kanun yolu açık olup Bölge adliye mahkemesinin vereceği kararlar kesindir.

Your Comment:

Diğer Makalelerimiz

business man financial inspector and secretary making report, ca

08

Oca
İdare Hukuku

İdarenin Mali Sorumluluğu

Hukukun egemen olduğu bir toplumda idare tarafından gerçekleştirilen işlem ve eylemlerin hukuka uygun olduğu varsayılır. Aksi durumlarda ise idarenin hukuka aykırı eylem ve işlemlerinden doğan zararlı sonuçlar iptal davaları yolu ile ortadan kaldırılır. İdarenin hukuka aykırı bu faaliyetleri nedeniyle toplumdaki bireylerin maddi ve manevi bir zarara uğraması halinde bu zararları karşılaması gerekmektedir. Kamu gücünü elinde bulunduran üstün […]

franchising_sozlesmesi_

25

Ara
Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku

Franchising Sözleşmesi

Franchising sözleşmesi doktrinde ve Yargıtay kararlarında farklı tanımlarla karşımıza çıkmaktadır. En genel anlamıyla franchising, başarılı bir markanın isim hakkının (lisansının) kullanılmasıdır. Genel olarak franchising sözleşmesi, franchise alanın (franchisee), franchise verene (franchisor) ödemeyi üstlendiği bir bedel ve franchise sistemine dâhil olarak, sistemin konusu olan ürün ya da hizmetin sürümünü, yine sistemin kuralları doğrultusunda sağlaması karşılığında, franchise verenin, franchise[…]