Soybağının Reddi Davası

Soybağının Reddi Davası

Soybağı, kan bağını ifade etmekte olup hukuki anlamda soybağı, ana baba ve çocuk arasındaki ilişkiyi tanımlamaktadır. Soybağı, ana ile çocuk arasında doğum yoluyla kurulmaktadır. Baba ile çocuk arasında ise ana ile evlilik, tanıma ve hakim kararı ile kurulmaktadır. Bunların haricinde soybağı, evlat edinme ile de kurulmuş olmaktadır.

4721 sayılı Medeni Kanun Madde 286 ve devamında soybağının reddine ilişkin düzenlemeler mevcut olup bu düzenlemeler uyarınca dava hakkının kim veya kimlere ait olduğu, ispat yükümlülüğü ve hak düşürücü süreler belirtilmiştir.

Soybağının reddi mahkeme kararı ile babalık karinesinin ortadan kaldırılmasını amaçlayan bir davadır. Babalık karinesi uyarınca; evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu süre geçtikten sonra doğan çocuğun kocaya bağlanması ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatıyla mümkündür. Kocanın gaipliğine karar verilmesi hâlinde üçyüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden itibaren işlemeye başlar. 

Soybağının Reddi Davasında İspat

  1. Çocuğun Evlilik İçinde Ana Rahmine Düşmesi

Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş ise davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır.

Evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.

Çocuğun evlilik içinde ana rahmine düşmesi durumunda babalık karinesi oldukça kuvvetlidir. Bu ihtimalde koca ya cinsel ilişkinin imkansızlığını ya da illiyet bağının yokluğunu ispatlayarak babalık karinesini çürütebilmektedir.

  1. Çocuğun Evlenmeden Önce veya Ayrı Yaşama Sırasında Ana Rahmine Düşmesi

Çocuk, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez.

Ancak, gebe kalma döneminde kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa, kocanın babalığına ilişkin karine geçerliliğini korur. 

Bu ihtimalde çok daha zayıf olan babalık karinesi, çocuğun evliliğin kurulduğu tarihten yüzseksen günden daha az bir süre zarfında doğması durumunda ya da ayrılık hükmü ile kadının gebe kalma döneminin birbiriyle örtüştüğü vakit başka delillerle desteklenmesine gerek kalmamaktadır. Yani çocuk evlilik sözleşmesini takiben yüzüncü gün doğmuşsa davacının başka bir kanıtına gerek olmaksızın babalık karinesi çürütülmüş olmaktadır.

Soybağının reddi davasını kim/kimler açabilir? Soybağının reddi davası kime/kimlere karşı açılmaktadır?

Koca, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava ana ve çocuğa karşı açılmaktadır.

Çocuk da dava hakkına sahiptir. Çocuğun açacağı dava ana ve kocaya karşı açılır.

Soybağının reddi davasını açma hakkı kural olarak çocuğun babasının koca olduğu düşüncesine dayanılarak kocaya verilmiştir. Ancak dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hallerinde kocanın altsoyu, anası, babası veya baba olduğunu iddia eden kişi, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilmektedirler.

Medeni Kanun gereğince çocuk da soybağının reddi davasını açma hakkına sahiptir. Bu konuda diğer ilgililerin dava hakkı da düzenlenmiştir. Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl, her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl içinde soybağının reddi davasını açılabilir.

Diğer Makalelerimiz

kisa_calisma_odenegine_iliskin_bilgilendirme

26

Mar
İş Hukuku

Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Bilgilendirme

2019 yılı Aralık ayında Çin’ in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyaya hızla yayılan ölümcül salgın Coronavirüs (covid-19) için tüm ülkeler teyakkuz haline geçmiş olup Coronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı da her geçen gün artmaktadır. Coronavirüsle (covid-19) mücadele kapsamının sonucu olarak, başta turizm ve diğer hizmet sektörleri olmak üzere birçok sektörde ekonomik daralma ve yine birçok işçinin […]

Koronavirüs ve Epideminin İş Süreçlerine Etkisi ve Alınması Gereken İşveren Tedbirleri

17

Mar
İş Hukuku

Koronavirüs ve Epideminin İş Süreçlerine Etkisi ve Alınması Gereken İşveren Tedbirleri

Son dönemde küresel çapta olduğu gibi ülkemizde de etkisini iyiden iyiye hissettiren Koranavirüs (Covid-19) sebebiyle yaşanan ekonomik ve sosyolojik tahribatın mevcut iş süreçlerine etkisi kaçınılmazdır. Bu makalemizde küresel salgının iş sözleşme ve ilişkilerine etkisi, iş kazası sayılıp sayılmayacağı, alınması gereken işveren tedbirleri, tarafların sözleşmeyi fesih hakkı, izin ve kısa çalışma uygulamasını ele almaya çalışacağız.   SALGIN VAKALARI İŞ KAZASI[…]