Marka Hakkının İhlalinde Tazminat Davası

Marka hukukunda tazminata sebebiyet veren haller Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) Madde 29’da tek tek sayılmıştır. Marka hukukunda tazminatın ortaya çıkması için, marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden biri veya birkaçının gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak marka hakkına tecavüz fiilinin özünde haksız fiil sorumluluğu bulunduğu için Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 49 vd. uyarınca tazminat davalarının açılabilmesinde genel kural, hukuka aykırılık unsurunun yanında, kusur, zarar ve illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Marka hakkı ihlal edilen kişi uğradığı zararların tazmini için SMK Madde 149/1’e göre maddi, manevi ve SMK Madde 150/2’ye göre itibar tazminatı davası açabilecektir.

  1. Maddi Tazminat

Markaya tecavüz nedeniyle marka sahibinin uğradığı maddi kayıp, fiili zarar ve yoksun kalınan kazançtan oluşmaktadır. Tazminat yükümlülüğünün doğması için ortada hukuka aykırı eylemden doğan bir zarar olmalıdır. Hukukumuzda tazminatın amacı meydana gelen zararın giderilmesidir. Bu nedenle tazminat miktarı zarar ile sınırlıdır. Fiili zarar, markasına gerçekleştirilen tecavüz nedeniyle dava açmaya yetkili kişinin malvarlığında uğramış olduğu mevcut kaybı ifade eder. Yoksun kalınan kazanç ise, marka hakkına tecavüz edilmesi dolayısıyla malvarlığında kesin olarak ya da büyük ihtimalle gerçekleşecek artışın kısmen veya tamamen önlenmesi, yitirilmesi olarak tanımlanabilir. İşte bu durumların varlığı halinde marka hakkı ihlal edilen kişi maddi tazminat davası ile zararının giderilmesini talep edebilecektir.

  1. Manevi Tazminat

SMK Madde 149/1’e göre marka hakkı ihlal edilen hak sahibi, manevi zararının tazminini de talep edebilir. Markaya tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda birer haksız fiil niteliğinde olduğu için TBK Madde 58’de geçen, haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü, Sınai Mülkiyet Kanunu bakımından da kabul edilmiştir. Marka hukukunda manevi tazminatın amacı markanın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu, marka hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır.

  1. İtibar Tazminatı

SMK Madde 150/2 uyarınca marka hakkına tecavüz durumunda, hakka konu ürün ve hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda markanın itibarı zarara uğrarsa bu nedenle ayrıca tazminat talep edilebilir.

Diğer Makalelerimiz

12

Şub
Medeni Hukuk

Yaş Küçültme Davası

Yaş düzeltme davası, nüfusta görünen yaşı, mahkeme kanalıyla küçültmek ya da büyütmek için açılan bir davadır. Yaş düzeltme davasına toplum içinde yaş küçültme davası, yaş büyütme davası, yaş değiştirme davası denilmektedir. Emeklilik, askerlik, eğitim hayatı için oldukça önemli olan yaş düzeltme davası her zaman açılabilir. Yaş düzeltme davasında zamanaşımı yoktur. Yaş, mahkeme kararı ile düzeltilebilir. İdari bir işlemle nüfus kaydının düzeltilmesi mümkün değildir. Yaş küçültme veya […]

kesinlesmeden_icraya_konulamayan_ilamlar

22

Oca
İcra İflas Hukuku

Kesinleşmeden İcraya Konulamayan İlamlar

Türk hukukunda, mahkemelerce verilen ilamlar, verildikleri andan itibaren icra etkisine sahiptir; dolayısıyla mahkeme kararlarının kesinleşmemiş olması kararın yerine getirilmesini önlemez. Ancak bu durumun bazı istisnaları bulunmaktadır. Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra İflas Kanunu ve bazı özel kanun hükümleriyle, ilamın icraya konulabilmesi, kararın kesinleşmesi şartına bağlanmıştır. Kararın kesinleşmesi ile, ilk derece mahkemesi kararının kanun yolu denetimden geçerek veya[…]