Mobbing Sebebiyle İş Akdinin Feshi

Mobbing Sebebiyle İş Akdinin Feshi

MOBBİNG NEDİR?

Son yıllarda işçi ile işveren arasında doğan ihtilaflarda adını sıkça duymamız sebebiyle popüler bir hale gelen mobbing ile ilgili 4857 Sayılı İş Kanunu’nda doğrudan bir düzenleme ve tanım olmamakla birlikte Yargıtay içtihatları ile kavramın kapsamı belirlenmiştir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’ne göre iş yerinde mobbing, belirli kişi ya da kişilerin zarar verici söz, tutum ve davranışlarına maruz kalınmasıyla başlayan yıldırma, yıpratma, sindirme, bıktırma ve belli şekilde davranmaya mecbur bırakma sürecini içermektedir. Bu sürecin başından sonuna kadar hedef alınan kişi veya kişilere sistemli bir şekilde psikolojik, duygusal ve sosyal saldırı gerçekleştirilmektedir. Hedef alınan kişinin şeref, kişilik, karakter, inanç, değer, yetenek, tecrübe, düşünce, tercih, yaşam biçimi ve kültür gibi yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur. Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, çalışanlar önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır.

Uluslararası Çalışma Örgütüne göre ise mobbing; “Bir veya bir grup işçiyi sabote etmek için yapılan, zalimce, kötü niyetli, intikamcı, aşağılayıcı ve eleştirici tavırlarla kendini gösteren davranış biçimi” şeklinde tanımlanmaktadır.

Mobbingi; stres, tükenmişlik sendromu, işyeri kabalığı, iş tatminsizliği ya da doyumsuzluğu gibi olgulardan ayıran husus, belli kişinin belli bir amaca yönelik olarak hedef alınması, yapılan haksızlığın sürekli, sistematik ve sık oluşudur.

Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.

MOBİNG NEDENİYLE İŞ AKDİNİN FESHİNDE TAZMİNATA HAK KAZANILIR MI?

Çalıştığı iş yerinde mobbinge maruz kalan işçi, haklı sebeple tek taraflı olarak iş akdini feshedip işçilik alacaklarını talep edebileceği gibi çalışmaya devam edip işverene karşı manevi tazminat ve koşulları varsa maddi tazminat talebinde de bulunabilir. Belirsiz süreli iş akdinin feshinde, iş ilişkisini ihbar süresine uymaksızın sona erdiren tarafın diğer tarafa ihbar tazminatı ödemesi gerekirken, iş akdinin mobbing nedeniyle haklı sebeple feshinde işçinin ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü olmadığı gibi kıdem ve ihbar tazminatı almaya da hak kazandığı Yargıtay kararları ile sabittir.

Henüz hukuk sözlüğüne yakın zamanda giren bir kavram olması nedeniyle 4857 Sayılı İş Kanunu’nda yer almasa dahi Yargıtay ve doktrin tarafından 4857 sayılı Kanun’un  24.maddesinin 2. Fıkrası  uyarınca mobbingin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu hüküm baz alındığında mobbinge maruz kalan işçi, ihbar süresi vermeksizin iş sözleşmesini haklı sebeple feshedebilir ve hak kazanması halinde ise kıdem tazminatı ve diğer alacaklarının tahsili için dava açabilir. İşçi, iş akdini feshederken gerekçe olarak mobbingi göstermese dahi, feshetme nedeninin mobbing olduğunu ispatlar ise işçilik alacaklarının tahsilini isteyebilecektir.

Mobbingin varlığı için kişilik haklarının ağır şekilde ihlaline gerek yoktur. Kişilik haklarına yönelik bir haksızlığın varlığı yeterlidir. Ayrıca, mobbing gibi diğer dava türlerine göre ispatı nispeten daha zor olan bir konuda, kesin ve mutlak bir ispat şartı aranmamalıdır. İşçinin, kendisine işyerinde mobbing uygulandığına dair kuşku uyandıracak olguları ileri sürmesi yeterlidir. İşyerinde mobingin varlığını gösteren olguların mahkemeye sunulması halinde, işyerinde mobbingin gerçekleşmediğini ispat külfetinin işverene düştüğü kabul edilmelidir.

Diğer Makalelerimiz

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

15

May
Ceza Hukuku

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

ANAYASAL TEMELİ OLAN BİR ÖZGÜRLÜĞÜN KORUNMASI BAKIMINDAN; ÖZEL HAYATIN  GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇU Anayasamızın 20. Maddesinde özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı düzenlenmiş olmakla, anayasal bir hak olması itibarıyla ihlali halinde, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yapılan düzenlemeler ile sıkı yaptırımlar öngörülmüştür. Bunun yanında özel hayata saygı hakkı aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. Maddesinde düzenlenen […]

Kat Maliklerinin Hakları ve Borçları Nelerdir?

08

May
Gayrimenkul Hukuku

Kat Maliklerinin Hakları ve Borçları Nelerdir?

Günümüzde müstakil ikamet tarzı terk edilip, günden güne apartman, site vb. yerleşim yerlerinde kat mülkiyeti esaslarına göre iktisap edilen taşınmazlarda yaşam yaygınlaşmış olmakla, kat maliklerinin haklarına ve borçlarına ilişkin ihtilaflar da artmış bulunmaktadır. Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıkların aşılması için tüm kat maliklerinin haklarını ve borçlarını bilmesi ve birbirlerinin haklarına riayet etmeleri gerekmektedir. Kat Maliklerinin Hakları ve Borçları[…]