Marka ve Tescil Başvurusu

Marka; bir teşebbüsün piyasaya sunduğu mal veya hizmetin bir diğer teşebbüsten ayırt edilmesini sağlayan işaretlerdir.

Marka esas olarak 1995 tarihli 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlense de 10.01.2017 tarihli 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 191. Maddesi ile söz konusu kanun hükmünde kararname yürürlükten kaldırılmıştır. Buna göre marka hususunda Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uygulanmakla yine aynı kanunun geçici 1. Maddesi gereğince bu kanunun yayım tarihinden önce Enstitü’ye yapılan başvurular 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre sonuçlandırılacaktır.

Markanın iki unsuru; ayırt edilebilirlik ve işarettir. İşaret herhangi bir parametre olarak belirlenebilecektir. İşaret; marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları, sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olabilecektir.

Bir ticari işletmeye veyahut teşebbüse ait marka Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan sicile tescil edilebilecektir. Marka tescilinde hukuka aykırı sebeplerin bulunması durumunda talep reddedilebilecektir. Bu red sebepleri mutlak ve nispi nedenler olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Tescil edilmiş veya daha önce tescil başvurusu yapılmış işaretler; bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler; ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat, ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaretler; mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar; yetkili mercilerden kullanmak için izin alınmamış markalar; kamuyu ilgilendiren, tarihi, kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği armalar, amblemler veya nişanlar; dini değerleri ve sembolleri içeren markalar; kamu düzenine aykırı ve genel ahlaka aykırı markalar hakkında gerçekleştirilecek olan başvurular kesin olarak reddedilecektir.

Marka daha tescil edilmiş veya tescil başvurusu önce yapılmış olsa da yeni başvuru farklı mal veya hizmetlere ilişkin ise yine kabul edilebilecektir. Ancak daha önce tescil edilen veya başvurusu yapılan markanın ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya markanın karakteristik özelliklerini zedeleyebileceği durumlarda daha önce markasını tescil ettirmiş veya tescil başvurusunu yapmış olan hak sahibinin itirazı üzerine marka başvuruşu reddedilecektir.

Tescil için başvurusu yapılan markanın, başka bir kişiye ait ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya sınai mülkiyet hakkını kapsaması durumunda bu kişinin izni olması gerekmektedir. Marka hakkının korumasından yaralanabilmek için tescil zorunludur. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.

Marka sahibi tarafından Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edilmiş olunan mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kabul edilen ve tescil edilen markalar Bülten’de yayımlanır. Tescilli markanın korunma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Koruma süresi her on yıl sonunda yenilenebilecektir.

Your Comment:

Diğer Makalelerimiz

kesinlesmeden_icraya_konulamayan_ilamlar

22

Oca
İcra İflas Hukuku

Kesinleşmeden İcraya Konulamayan İlamlar

Türk hukukunda, mahkemelerce verilen ilamlar, verildikleri andan itibaren icra etkisine sahiptir; dolayısıyla mahkeme kararlarının kesinleşmemiş olması kararın yerine getirilmesini önlemez. Ancak bu durumun bazı istisnaları bulunmaktadır. Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra İflas Kanunu ve bazı özel kanun hükümleriyle, ilamın icraya konulabilmesi, kararın kesinleşmesi şartına bağlanmıştır. Kararın kesinleşmesi ile, ilk derece mahkemesi kararının kanun yolu denetimden geçerek veya […]

business man financial inspector and secretary making report, ca

08

Oca
İdare Hukuku

İdarenin Mali Sorumluluğu

Hukukun egemen olduğu bir toplumda idare tarafından gerçekleştirilen işlem ve eylemlerin hukuka uygun olduğu varsayılır. Aksi durumlarda ise idarenin hukuka aykırı eylem ve işlemlerinden doğan zararlı sonuçlar iptal davaları yolu ile ortadan kaldırılır. İdarenin hukuka aykırı bu faaliyetleri nedeniyle toplumdaki bireylerin maddi ve manevi bir zarara uğraması halinde bu zararları karşılaması gerekmektedir. Kamu gücünü elinde bulunduran üstün[…]