Koronavirüs ve Epideminin İş Süreçlerine Etkisi ve Alınması Gereken İşveren Tedbirleri

Koronavirüs ve Epideminin İş Süreçlerine Etkisi ve Alınması Gereken İşveren Tedbirleri

Son dönemde küresel çapta olduğu gibi ülkemizde de etkisini iyiden iyiye hissettiren Koranavirüs (Covid-19) sebebiyle yaşanan ekonomik ve sosyolojik tahribatın mevcut iş süreçlerine etkisi kaçınılmazdır. Bu makalemizde küresel salgının iş sözleşme ve ilişkilerine etkisi, iş kazası sayılıp sayılmayacağı, alınması gereken işveren tedbirleri, tarafların sözleşmeyi fesih hakkı, izin ve kısa çalışma uygulamasını ele almaya çalışacağız.  

SALGIN VAKALARI İŞ KAZASI OLARAK KABUL GÖREBİLİR! 

Borçlar Hukuku hükümlerine göre; işveren işçiye karşı işçiyi gözetme ve koruma borcu altındadır. İşverenin gözetme borcu işçinin sadakat borcunun karşılığını oluşturur. Gözetme borcu işverene, işçinin çıkarları doğrultusunda davranma, işçinin kişiliğini, yaşam, sağlık, beden bütünlüğünü korunmayı içerir. Genel hüküm doğrultusunda bilindiği üzere yürürlükte olan birçok mevzuat hükümleri ile iş kazası tanımı yapılmış, alınması gereken tedbirler, taraf yükümlülükleri, yükümlülük ihlalleri, cezai ve hukuki sorumluluk kapsamı belirlenmiştir.

Henüz yeni gündem olması sebebiyle konu ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme ve yüksek yargı kararı bulunmasa da Koronavirüs vakalarının;

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tanımlar başlıklı 3. Maddesi (g) bendinde ‘’İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olayı ifade eder.’’ şeklinde tanımlanan iş kazasına uygun olduğu,
  • İşyerinde ya da işin yürütümü esnasında meydana gelen vakaların bu kapsamda iş kazası sayılabileceği,
  • İşveren tarafından gerekli tedbirlerin alınması, işçilerin ve çalışma ortamının dezenfekte edilmesine yönelik gerekli malzemelerin sağlanması, bu hususların yazılı olarak belgelenmesi,
  • Objektif gereklilik içermedikçe sosyal izolasyona uygun şekilde farklı iletişim kanalları ve uzaktan çalışma gibi metotlarla iş ilişkisinin sürdürülmesi,
  • Alınması tavsiye edilen teknik ve idari tedbirlerin uygulanması büyük önem arz etmektedir.
 

İŞ GÜVENLİĞİ TEDBİRLERİNİN ALINMAMASI DURUMUNDA İŞÇİ İŞ SÖZLEŞMESİNİ TEK TARAFLI FESHEDİP KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANABİLİR

İş Kanununun 24/1’ inci maddesi sağlık sebepleri ile işçinin haklı nedenle fesih hallerini düzenlemektedir. Buna göre iş ortamında, işçiye bulaşabilmesi muhtemel bir salgın hastalık veya hastalık tehdidi olursa, iş akdi işçi tarafından haklı nedenle feshedilebilir. Yani iş yerinde bir kişinin bile Covid-19’a yakalanması, yakın temasta bulunan diğer işçilere, haklı nedenle feshin yolunu açılabilmektedir. Bu durum işçilerin birlikte hareket etmesi halinde elbette mevcut iş organizasyonunda ciddi olumsuzluklara neden olabilir.
 

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TEDBİRİ OLARAK; “UZAKTAN ÇALIŞMA MODELİ”

İşveren tarafından alınması gereken tedbirler kapsamında önemli bir yere sahip olan uzaktan çalışma; işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir.

Uzaktan çalışma modelinin uygulanması için çalışma şartlarında değişiklik hasıl olacağından işçiden “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ve çalışma şartlarında esaslı değişiklik olmadığını, bu yönde itiraz ve beyanda bulunmayacağını, özlük haklarında kötüleşme olmadığı’’ şeklinde muvafakat alınması önemlidir. Örnek teşkil etmesi açısından hazırladığımız Uzaktan Çalışma Prokolüne buradan erişilebilir.


İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TEDBİRİ OLARAK; YILIK İZİN VE ÜCRETSİZ İZİN UYGULAMASI

Sosyal izolasyonun sağlanması yönündeki eğilim üzerine işin yürütümünün güçleştiği durumlarda işçiye yıllık izin hakkı tanınması da işveren tedbirleri arasında görülebilir. Bu halde işverenin sahip olduğu yönetim hakkı ve yetkisi kapsamında birden fazla işçinin aynı anda yıllık izne çıkarılması mümkündür.

Yine işçi ve işverenin ortak istek ve kabulü ile herhangi bir süre sınır olmaksızın ücretsiz izin uygulamasının gerçekleştirilebileceğini ifade etmek gerekir.


KRİZİN YARATTIĞI AĞIR EKONOMİK YÜKE KARŞILIK; “ZORLAYICI SEBEPTEN KAYNAKLI KISA ÇALIŞMA UYGULAMASI’’ ve İŞ SÖZLEŞMESİ FESHİ

Yaşanan genel salgın ve hastalık halinin yasal düzenleme kapsamında devam eden iş ilişkileri yönünde ’’zorlayıcı sebep’’ olarak görülmesi mümkündür.   

Zorlayıcı sebep; işverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine imkân bulunmayan, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumları ya da deprem, yangın, su baskını, heyelan, salgın hastalık, seferberlik gibi durumlardır.

Kısa Çalışma Uygulaması ise; zorlayıcı sebepten kaynaklı işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlayan bir uygulamadır.

Kısa Çalışma Uygulaması ile işçilere kısa çalışma ödeneği ödenmesi ve Genel Sağlık Sigortası primleri ödenmesi hizmetleri sağlanmaktadır.

İşveren genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle “Kısa Çalışma Talep Formu’’nu ve kısa çalışma yaptırılacak işçilere ilişkin bilgileri içeren listeyi manyetik ve yazılı ortamda doldurarak İŞKUR nezdinde kısa çalışma başvurusunda bulunulabilir.


Konu ile ilgili detaylı bilgi ve destek için tarafımızla iletişime geçebilirsiniz.

 

Diğer Makalelerimiz

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

15

May
Ceza Hukuku

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

ANAYASAL TEMELİ OLAN BİR ÖZGÜRLÜĞÜN KORUNMASI BAKIMINDAN; ÖZEL HAYATIN  GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇU Anayasamızın 20. Maddesinde özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı düzenlenmiş olmakla, anayasal bir hak olması itibarıyla ihlali halinde, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yapılan düzenlemeler ile sıkı yaptırımlar öngörülmüştür. Bunun yanında özel hayata saygı hakkı aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. Maddesinde düzenlenen […]

Kat Maliklerinin Hakları ve Borçları Nelerdir?

08

May
Gayrimenkul Hukuku

Kat Maliklerinin Hakları ve Borçları Nelerdir?

Günümüzde müstakil ikamet tarzı terk edilip, günden güne apartman, site vb. yerleşim yerlerinde kat mülkiyeti esaslarına göre iktisap edilen taşınmazlarda yaşam yaygınlaşmış olmakla, kat maliklerinin haklarına ve borçlarına ilişkin ihtilaflar da artmış bulunmaktadır. Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıkların aşılması için tüm kat maliklerinin haklarını ve borçlarını bilmesi ve birbirlerinin haklarına riayet etmeleri gerekmektedir. Kat Maliklerinin Hakları ve Borçları[…]