degerli_konut_vergisine_yonelik_dava_ve_itiraz_sureci

Değerli Konut Vergisine Yönelik İtiraz ve Dava Süreci

1-ÖZET

Yeni yasal düzenleme ile hayatımıza giren, birçok yönü ile eleştirileri beraberinde getiren Değerli Konut Vergisi’ne yönelik tebligatlar üzerinden çok kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen ilgililere gönderilmeye başlanmıştır. Tebligatların yapılması ile birlikte 15 günlük itiraz ve 30 günlük dava açma sürelerinin işlemeye başladığı gözetildiğinde gerekli hazırlıkların vakit kaybetmeksizin yapılması gerekliliği doğmuştur.

Yapılacak itirazda; idarece yaptırılan değer tespit çalışmasının uluslararası değerleme standartlarına uygun olmadığı, çok kısa süre zarfında yapılan binlerce değerleme çalışmasının içeriği ve doğruluğu hakkında ciddi tereddütler oluşturduğu, saha ziyaretlerinin yapılmadığı, değerleme raporunda dayanak yapılan hususların iktisadi, ticari ve teknik gerekliliklere uygun olmadığı ifade edilerek açıklanmalıdır.

İtirazın reddi halinde ise Vergi Mahkemesi’nde açılacak yürütmenin durdurulması talepli davada; aynı itiraz sebeplerinin ayrıntılarına yer verilmeli, özellikle itirazlar aynı taşınmaza ilişkin bağımsız değerleme kuruluşundan alınan değerleme raporu ve sair belgeler ile desteklenmelidir.

Süresinde itiraz edilmemesi ve dava açılmaması halinde Değerli Konut Vergisi’nin kesinleşmesi yanında ayrıca Emlak Vergisi’nin de idarece belirlenen değer üzerinden tahakkuk ettirilmesi riski doğmaktadır.

2-YASAL DAYANAK

Değerli Konut Vergisi, 07.12.2019 günlü resmi gazetede yayımlanan ‘’Torba Yasa’’ ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’ nda yapılan değişiklikle ihdas edilen bir vergi türüdür. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 42’ nci maddesinde Değerli Konut Vergisi şu şekilde tanımlanmıştır:

“Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri 5.000.000 Türk lirası ve üzerinde olanlar değerli konut vergisine tabidir.”

3-VERGİYE TABİ OLAN TAŞINMAZLAR

Bu madde hükmüne göre değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazların değeri;

5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar için                       Binde 3

7.500.001 TL ile 10.000.000 TL arasında olanlar için                     Binde 6

10.000.001 TL’yi aşanlar için                                                                 Binde 10

oranında Değerli Konut Vergisi’ne tabidir. Vergi mükellefi ise mesken nitelikli taşınmazların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmazın maliki gibi tasarruf edenlerdir. İlgili maddenin ikinci fıkrası ise paylı mülkiyet ile elbirliğiyle mülkiyet hallerinde değerli konut vergisinde mükellefiyet durumunu düzenlemiştir. Buna göre mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet şeklinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftir. Elbirliği ile mülkiyet halinde malikler vergiden müteselsilen sorumludur.

Emlak Vergisi Kanunu’nun 46’ ncı maddesinde Değerli Konut Vergisinden muafiyet aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir;

  • Genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin ve üniversitelerin maliki veya intifa hakkına sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar,
  • Yabancı devletlere ait olup elçilik ve konsolosluk olarak kullanılan mesken nitelikli taşınmazlar ile elçilerin ikametine mahsus mesken nitelikli taşınmazlar ve bunların müştemilatı (karşılıklı olmak şartıyla) ve merkezi Türkiye’de bulunan milletlerarası kuruluşlara, milletlerarası kuruluşların Türkiye’deki temsilciliklerine ait mesken nitelikli taşınmazlar,
  • Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olan kişilerden; kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlardan aldıkları aylıktan ibaret bulunanlar,
  • Esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen mesken nitelikli taşınmazlar,
  • Arsa karşılığı inşaat işlerinde taahhüt işini üstlenen müteahhide kalan mesken nitelikli taşınmazlar, değerli konutvergisinden muaftır.

4-İTİRAZ VE DAVA SÜRECİ

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nce (TKGM) yapılan veya yaptırılan değerleme sonucunda değeri 5 milyon TL ve üzerinde olan mesken niteliğindeki taşınmazlar TKGM’ nün internet sitesinde ilan edilir ve ilgilisine ayrıca tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden itibaren 15’ inci günün sonuna kadar TKGM’ ne itiraz edilmeyen mesken nitelikli taşınmazların değeri kesinleşir.

4.1- İTİRAZ YAZISINDA ÖZELLİKLE; İDARECE YAPTIRILAN DEĞER TESPİT ÇALIŞMASININ ULUSLARARASI DEĞERLEME STANDARTLARINA UYGUN OLMADIĞI, ÇOK KISA SÜRE ZARFINDA YAPILAN BİNLERCE DEĞERLEME ÇALIŞMASININ İÇERİĞİ HAKKINDA CİDDİ TEREDDÜTLER OLUŞTURDUĞU, SAHA ZİYARETLERİNİN YAPILMADIĞI, DEĞERLEME RAPORUNDA DAYANAK YAPILAN HUSUSLARIN İKTİSADİ, TİCARİ VE TEKNİK GEREKLİLİKLERE UYGUN OLMADIĞI İFADE EDİLİP AÇIKLANMALIDIR.

Süresi içinde yapılan itirazlar 15 gün içinde değerlendirilerek sonuçlandırılır ve kesinleşen değer, aynı usulle ilan ve ilgilisine tebliğ edilir.

4.2- İTİRAZIN İDARECE REDDİ HALİNDE İSE 30 GÜN İÇERİSİNDE YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİ OLARAK VERGİ MAHKEMESİ’ NDE DAVA AÇILMALIDIR.

  • Yürütmenin durdurulması talebinin kabulü halinde yargılama kesinleşinceye dek vergi ödeme yükümlülüğü olmadan dava neticelenmesi beklenebilir.
  • Yürütmeyi durdurma talebinin reddi hainde ise tüm mal varlığı üzerine konulacak kamu hacizleri ile karşılaşmamak adına vergi ihtiraz kayıt ile ödenerek dava sonucunda ödenen bedelin yasal faiziyle iadesi talep edilmelidir.

Açılacak davada itiraz sebeplerinin ayrıntılarına yer verilmeli, özellikle aynı taşınmaza ilişkin bağımsız değerleme kuruluşundan alınan değerleme raporu ve sair belgeler ile desteklenmelidir.

Your Comment:

Diğer Makalelerimiz

kisa_calisma_odenegine_iliskin_bilgilendirme

26

Mar
İş Hukuku

Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Bilgilendirme

2019 yılı Aralık ayında Çin’ in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyaya hızla yayılan ölümcül salgın Coronavirüs (covid-19) için tüm ülkeler teyakkuz haline geçmiş olup Coronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı da her geçen gün artmaktadır. Coronavirüsle (covid-19) mücadele kapsamının sonucu olarak, başta turizm ve diğer hizmet sektörleri olmak üzere birçok sektörde ekonomik daralma ve yine birçok işçinin […]

Koronavirüs ve Epideminin İş Süreçlerine Etkisi ve Alınması Gereken İşveren Tedbirleri

17

Mar
İş Hukuku

Koronavirüs ve Epideminin İş Süreçlerine Etkisi ve Alınması Gereken İşveren Tedbirleri

Son dönemde küresel çapta olduğu gibi ülkemizde de etkisini iyiden iyiye hissettiren Koranavirüs (Covid-19) sebebiyle yaşanan ekonomik ve sosyolojik tahribatın mevcut iş süreçlerine etkisi kaçınılmazdır. Bu makalemizde küresel salgının iş sözleşme ve ilişkilerine etkisi, iş kazası sayılıp sayılmayacağı, alınması gereken işveren tedbirleri, tarafların sözleşmeyi fesih hakkı, izin ve kısa çalışma uygulamasını ele almaya çalışacağız.   SALGIN VAKALARI İŞ KAZASI[…]